fbpx
Tüp Mide Ameliyatı Riskleri Nelerdir ?

Tüp Mide Ameliyatı Riskleri Nelerdir ?

Tüp Mide Ameliyatı Riskleri Nelerdir ?

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de obezite hastalarının sayısının artması ile beraber obezite cerrahisi sayılarında da ciddi bir artış görülmekte. Obezite ameliyatları arasında en sık yapılan ameliyatlar, tüp mide ameliyatı ve gastrik bypass ameliyatları’dır. Obezite ameliyatı olmak için görüşmeye gelen hastaların en çok sorduğu soruların başında “obezite cerrahisinin riski nedir?” sorusu geliyor ; tüp mide ameliyatı için bu riskleri iki ana kategoriye ayırabiliriz. Birincisi erken gelişen riskler ikincisi geç dönemde gözüken riskler.

Erken dönemde gelişen ve karşımıza çıkan risklerin başında kanama riski ve kaçak riski en sık görülen komplikasyonların başında gelmektedir, Kanama riski ilk saatlerde görülebildiği gibi 36 saate kadar ortaya çıkabilmektedir. Genellikle mideyi kesip dikmeye yarayan stapler aletinin zımba hattı boyunca görülebilmektedir. Ameliyat sırasında bu hatlar kanama açısından kontrol edilmekte, hatta sonraki süreçte yeni bir kanama ortaya çıkmasın diye güvenli dikiş tekniği ile kanama riskini ortadan kaldıran güvenlik dikişleri uygulanmaktadır. Ancak buna rağmen kanama ihtimali oranları yüzde bir civarındadır.

Diğer bir komplikasyon yine erken dönemde görülebilecek olan Kaçak riskidir kaçak riski artık bu ameliyatların çok yapıldığı kliniklerde oldukça düşmüş durumdadır Kaçak ihtimalinin oranı %1 seviyesinin de altına düşmüştür genellikle Kaçak %90 oranında ameliyat sonrasında ilk 1 hafta içerisinde görülmektedir bu dönemde gözüken kaçakların 2 sebebi bulunmaktadır birincisi teknik hata ikincisi zımba hattında görülen kanlanma bozukluğuna bağlı ortaya çıkan kaçaklardır, Kaçak riskini azaltan unsurların başında ameliyatın uygun teknikle yapılması ve kaliteli malzemelerin kullanılması bununla beraber mide üzerindeki dikiş hattına çok basınç binmemesi için mide çıkışında ve ince bağırsakta gıda geçişinin rahat olduğundan emin olmak gerekir

Geç Dönem Ortaya Çıkan Riskler

Tüp mide ameliyatı sonrasında geç dönemde görülebilecek risklerin başında reflü hastalığı, mide daralması ve mide dönmesi gibi durumlara bağlı ortaya çıkan durumlar son olarak da safra kesesi taşları sayılabilmektedir. Bunlar arasında en sık gözüken durum reflü hastalığıdır. Hastaların yaklaşık %25 30’unda karşılaşılabilmektedir. Tüp mide ameliyatı öncesinde hastalar mutlaka reflü hastalığı ve hiatal herni mide fıtığı açısından endoskopi ile değerlendirilmeli öyle bir durum varsa öncesinde ortaya konulmalıdır!   Mide daralması ve mide dönmesi gibi durumlar ise  nadir de olsa görülebilmektedir. Mide daralması ameliyat sırasında midenin kesilmeye başlandığı yerde mide eğer çok dar bırakıldı ise ilerleyen dönemlerde o bölgenin de iyileşmesi sonrasında daha da dar bir hal alıp gıdanın geçişinde ciddi sıkıntılar ortaya çıkarabilmektedir. Diğer bir durum mide dönmesi veya twist bu durum ameliyat sonrasında midenin kendi ekseninde dönmesi sonucu ortaya çıkar. İlk birkaç aydan iki üç senelik bir süre içerisinde karşımıza çıkabilir. Bunun için operasyon esnasında midenin karın içerisinde sabitlenmesi bu durumun ortaya çıkmasını azaltmaktadır yine mide daralması için de ameliyat esnasında tüpleştirilmiş midenin çok daraltılmaması  ve usulüne uygun bir şekilde uygun hacimde bırakılması önemlidir.

Safra kesesi taşı ise hastaların yüzde 10’unda ilk 2 sene içerisinde görülebilen bir durumdur. Az sıvı tüketimi ve yoğun kilo kaybına bağlı ortaya çıkmaktadır. Tanısı ultrasonografi ile konulur. Tedavisinde ise safra kesesi ameliyatı gerektirebilmektedir. Bu komplikasyonlar haricinde pıhtılaşma ile alakalı olumsuzluklar nefes problemleri ile alakalı olumsuzluklar ve nadirde olsa kesi yeri port yeri fıtıkları da karşımıza çıkabilmektedir.